26 Haziran 2015 Cuma

Klasik Arabalar (Anadol STC-16)

         Filmlere de konu olan zamanında efsane olmuş Anadol modelidir.Ekonomik kriz ile artan petrol fiyatlarının kurbanı olup kısa sürede üretim bandından inmiş olan yerli spor otomobilimizdir.Türkiye yollarında görebildiyseniz oldukça şanslısınızdır.Zira eski oturduğumuz sitede Anadol meraklısı komşumuzun Anadol'larından biri STC-16 idi.Şimdi Vikipedi ile genel bir bakış...

Anadol STC-16, ilk prototipi 1972'de geliştirilen ve sadece 1973 ve 1975 yılları arasında üretilen bir Anadol modeli. STC-16 Eralp Noyan tarafından tasarlandı. Böylece 1961’de tasarlanan Devrim'den sonra, Türkiye'de tasarlanarak üretilen ve seri üretimi gerçekleşen ilk otomobil ve ilk Türk yapımı spor otomobil ünvanını aldı.

Tarihçe

Tasarım

1971'de Otosan’ın Genel Müdürü olan ve Vehbi Koç’un damadı Erdoğan Gönül, Otosan yönetimini ikna ederek, seri üretime geçilmesi onayını aldı. STC-16 üst gelir seviyesindeki kullanıcıları ve uluslararası rallilerde Anadol markasına prestij sağlamayı hedeflemişti. Belçika’daki Kraliyet Sanat Akademisi (Royal Fine Arts Academy) mezunu olan Eralp Noyan’ın başında olduğu bir ekip tarafından çizilen STC-16, o yıllar gözde spor araba modelleri olan Datsun 240Z, Saab Sonett, Aston MartinGinetta & Marcos modellerinden esintiler taşımaktadır. Ancak STC-16 bu modellerden çok ayrı bir hava ve karakter taşır. Eralp Noyan, aracın iç ve dış tasarım karakteristiğini II. Dünya Savaşı’nın en gelişmiş uçağı olan “Supermarine Spitfire”dan esinlenerek çizdiği ifade edilmektedir.
STC-16 üretim bandına A4 kodu ile konmuş, kısaltılmış ve modifiye edilmiş Anadol şasi ve süspansiyon sistemi ile 1600cc’lik FordMexico motoru kullanılmıştır. Şanjman olarak ise yüksek performanslı İngiliz Ford Cortina ve Capri modellerinin şanjmanları kullanıldı. STC-16’nın ön konsol ve gösterge tabloları, o yılların gözde İtalyan ve İngiliz spor arabalarından hiçbir farkı yoktu. Kilometre ve devir saati dışında, o dönemin yeni detaylarından sıfırlanabilen mesafe göstergesi, Lucas ampermetre, Smiths yağ, benzin ve hararet göstergeleri konulmuştu. 11 ay süren proje geliştirme safhası sonunda, test sürüşleri için ilk olarak 3 adet STC-16 prototipi hazırlandı. Test alanları olarak Cengiz Topel havaalanı ile E-5 karayolunun İstanbul-Adapazarı bölümü seçildi. STC-16’nın ilk çarpışma testleri de bu dönemde yapıldı.
Daha sonra STC-16, test sürüşleri için Otosan Üretim Müdürü Nihat Atasagun tarafından İngiltere’ye M.I.R.A pistine götürüldü. STC-16 İngiltere’deki deneme sürüşlerinde ve görüldüğü otoban ve caddelerde, bir İngiliz markasının yeni spor modeli sanılarak büyük ilgiyle karşılandı ve dikkat çekti. Taşıdığı “320-E” test plakası nedeniyle birçok yerde durdurularak bu yeni model hakkında bilgi istendi. Bu testler sırasında pek çok İngiliz pilot tarafından denendi, performans, sürüş ve sürüş emniyeti açısından öneriler alındı ve bu öneriler doğrultusunda değişiklikler yapıldı ve sonunda Nisan 1973’te ilk STC-16 üretim bandından inerek show-room'lardaki yerini aldı.

Satış ve sonrası

STC-16 isminin “Sport Turkish Car 1600”ün kısaltması olduğu gibi, bu açılımın aynı zamanda “Sport Touring Coupé 1600” anlamında olduğu da ifade edilmektedir. Gençler ise bu açılımı “Süper Türk Canavarı 1600” olarak benimsemişlerdir.
Ne yazık ki, STC-16 üretimi 1973’teki küresel petrol krizinin yol açtığı ekonomik kriz nedeniyle uzun sürmedi. Benzin fiyatlarındaki aşırı artış ve bir petrol türevi olan fibre-glass maliyetlerindeki artışlar STC-16’nın üretim maliyetlerinin aşırı yükselmesine neden olduğu gibi, bu maliyetlerde yapılacak üretim sonrası satışların sadece yüksek gelir grubuna hitab etmesi ve aracın benzin tüketiminin yüksek olması bu arkadan itişli spor modelin üretim ömrünün çok kısa olmasına neden oldu. O yıllarda, diğer Anadol modellerinin 50.000-55.000 TL olmasına karşılık STC-16 fiyatları 70.000 TL’nin üzerinde idi. Bu nedenle STC-16 müşterileri sadece ralli pilotları, spor araba meraklıları olarak kaldı.
Ancak, STC-16 o dönemin gençleri arasında haklı bir üne kavuştu. Geliştirilmiş ve modifiye edilmiş versiyonları Türkiye ve Dünya rallilerinde birçok yarışa girdi ve kazandı. Ralli için geliştirilen modellerde ağır şasi yerine daha hafif şasi ve 140 HP gücünde modifiye motorlar kullanılmıştır. En bilinen STC-16 pilotları olarak; Renç KoçibeyDemir Bükey,Romolo Marcopoliİskender Aruoba,Cihat GürkanAli FurgaçŞevki GökermanSerdar BostancıMurat OkçuoğluCüneyd IşıngörMehmet BecceHızır GürelDerya Karaköseve Osman Arabacı’yı sayabiliriz.
1973 ve 1975 arasında devam eden STC-16 üretimi sırasında toplam 176 araç üretilmiş olup, bunların büyük bölümü 1973’te üretilmiştir. Renk olarak genelde “Alanya Sarısı” olarak üretilen STC-16’lar bu renkle de özdeşleşmiştir. Az sayıda da olsa; dönemin spor arabalarında kullanılan beyaz şeritli kırmızı veya mavi şeritli beyaz renkli olanları da mevcuttur.

Teknik Veriler

Genel bilgiler

  • Model: A4
  • Şasi: Tam, Çelik
  • Kupa: Monoblok Fiberglas
  • Renk: Ford Signal Yellow (Akzo Skala: FEU1022-KL)"Alanya Sarısı"
  • Kapı Sayısı:3
  • Güç aktarımı: Arkadan İtişli

Karoser ve boyutlar

  • Boyutlar:
  • Uzunluk: 3980 mm
  • Genişlik: 1640 mm
  • Yükseklik: 1280 mm
  • Dingil aralığı: 228 cm
  • İz Açıklığı
  • Ön: 1320 mm
  • Arka: 1280 mm
  • Yerden yükseklik: 162 mm
  • Ağırlık: 920 kg (boş)
  • Ağırlık Dağılımı:
  • Ön: %55
  • Arka: %45
  • Benzin Deposu: 39 litre
  • Direksiyon: Rack & Pinion, tur sayısı 3.34
  • Dönüş Çapı: 9 m

Motor bilgileri]

  • Motor yeri: Ön aks ortasında
  • Motor yerleşimi: Uzunlamasina
  • Motor yapısı: Döküm demir, Ford Kent
  • Silindir sayısı: Sıralı 4
  • Silindir hacmi/per: 399,75 cc
  • Subap sayısı: 8
  • Soğutma: Su
  • Hacim: 1599 cc
  • Sıkıştırma oranı: 9:1
  • Yakıt sistemi: GPD Karbüratör
  • Motor gücü: 68 PS/DIN 5200 RPM de (50 Kw)
  • Maksimum tork: 2600 devirde 116.0 Nm (11.8 kgm)
  • Maksimum devir: Dakikada 5700
  • Spesifik tork: 72,55 Nm/litre

Şanzıman

  • Vites sayısı: 4 ileri 1 geri senkromeçli
  • Vites oranları:
  • 1. Vites 2.972:1
  • 2. Vites 2.010:1
  • 3. Vites 1,397:1
  • 4. Vites 1,000:1
  • Geri Vites 3,324:1

Genel performans

  • Azami Hız: 174 km/saat (165/80-13 3.77:1 aks oranı ve 6000 devir/dakika ile)
  • 0–100 km/saat hızlanma: 15-17 saniye
  • Güç ağırlık oranı: 72.83 bhp/ton
  • Top Gear Ratio: 1.00
  • Final Drive Ratio: 4.13

Yürüyen aksam

  • Ön: Bağımsız çift salıncaklı, teleskopik amortisör, helezon yay, 232 mm çaplı dolu disk frenler
  • Arka: Düz akisli, teleskopik amortisör, yaprak yay, kampana frenler
  • Lastikler: 165/80-13

15 Haziran 2015 Pazartesi

Para Koleksiyonum-1

Görmüş olduğunuz banknotları ilk okul zamanlarımda Kadıköyden almıştım.Pek iyi durumda olmasalar da çoğu 100 yaşından fazla.Açıkçası 15 yıldır bu paraları çekmecemde güvenli bir ortamda saklıyorum.Bugüne kadar hiç sergilemeyi düşünmemiştim ama artık güzel bir dış kaplama ile sergilemek güzel olur diye düşünüyorum.Daha korunaklı hale getirip ileriki nesillere aktarılırlarsa eğer bir değerleri olacaktır.

Avusturya Macaristan İmparatorluğu 1000 Kron

Rusya Banknotları


Bu banknotu aldığımda bu haldeydi.Kötü şekilde bakmak işte bu hallere getiriyo kağıt paraları.Oldukça hassaslar.

14 Haziran 2015 Pazar

Klasik Arabalar (Lada Niva)


İlk üretildiği 1976 yılından itibaren neredeyse hiç değişiklik geçirmeden günümüze kadar gelebilen çok nadir olan araçlardan biridir.Sovyet Rusya'sından çıkıp birçok ülkeye ihraç edilen Lada Niva, gerek yüksek arazi kabiliyeti gerekse düşük fiyatıyla özellikle arazi severleri kendisine yıllar boyunca çekmiştir.Yoldaki ve arazideki başarısını yarışlarda da göstermiş olan Lada Niva ülkemizde de çok rağbet görmüştür.



Lada Niva veya VAZ-2121 (RusçaЛада Нива, Niva (ниваRusça "mısır tarlası") Sovyet/Rus otomobil üreticisi firmasıAvtoVAZ tarafından üretilen off-road aracıdır. Özellikle eski SSCB ülkelerinde oldukça popülerdir. Ayrıca Kanada (1998'den sonra satışı kalktı), Güney Amerikaİzlanda ve arazi şartlarının güç olduğu bölgelerde fiyatının uygunluğunun da getirdiği sonuçla popüler olmuştur. Avustralya gibi bölgelerdeyse çok değişik iklim şartları için üretilmesinin getirdiği sebepten dolayı klimasının yeterli gelmemesinden dolayı popülerliği sınırlı kalmıştır.
Araç modeli İzlanda'da Lada SportAvusturya'da ise Lada Taiga olarak adlandırılmıştır.
Off-road araçların dünyada bu kadar büyük oranda seri üretimde olduğu model olan Niva, monokok yapısı ile (ilki 1955'de GAZ-M-72'dır.) bağımsız ön süspansiyon ve bobin süspansiyonu ile günümüzdeki SUV'ların öncüsüdür.

Tarihi

Bütün Avrupa’da 2121 kod adıyla bilinen Niva, 1976’da zamanının yenilikçi teknik yetenekleriyle üretim bandından çıktı. Lada Niva, tasarımcıları tarafından bir Land Rover şasesine konmuş bir Renault 5 olarak tanımlandı.” Sürekli 4 çeker sistemi ve monokok gövde 1970’lerde sadece Range Rover ve bir iki markada daha vardı. Arazideki üstün yeteneklerine paralel cadde kullanımındaki kolaylığı sebebiyle aslında ilk SUV örneği olduğu da rahatlıkla söylenebilir.
İlk prototipler 1971-1972 arası üretilmiş 1.3 lt. Fiat motoru olan kanvas tavanlı modellerdi. 1973 yazında 1.6 lt motoru olan versiyon VAZ mühendisleri gözetiminde Özbekistan’da test edildi. Niva projesinin şefi Vladimir Sergeevich Solovev, şef tasarımcı da Valery Pavlovich Semushkine idi.
Niva çeşitli amaçlar için revize edilerek denendi. Bunlardan biri nehir anlamına gelen "2122" kodlu Reka’dır. Reka, 2101 sedandan alınan 60 hp’lik 1.3 lt gibi küçük bir motoru olan ve suda 9 km/s sürat yapabilen amfibik bir araçtır. Bu tür prototipler 70’lerden 1988’e kadar muhtelif konfigürasyonlarda üretilip askeri amaçlı testleri başarıyla geçtiler. Ancak, Reka gibi modellerin en büyük alıcısı olan Kızıl Ordu artık krizdeydi ve Reka asla seri olarak üretilemedi.
1993’te ilk cabrio Lada Niva, Avrupa’da satışa sunuldu. Motor hacmi 1700 cc’ye çıkarıldı ve tek noktadan enjeksiyonlu besleme sistemi yerleştirildi. Niva’nın ön konsolu, bagaj kapısı ve stop lambaları da değiştirildi. Ayrıca 1.9 Peugeot motoru kullanılan dizel bir Niva da üretildi. 1988’de uzun aks aralığı olan Fora adlı bir 3 kapı, Renegade tarzı kapısız ve tavansız prototipler de üretildi.
1994’te uzun şaseli 2131 kodlu 5 kapılı, 2 lt hacimli 100 hp’lik versiyon banttan çıktı. Çift kabin pikap, ambülans gibi uyarlamalar yapıldı. Sibirya’daki zorlu operasyonlar için wankel motoru olan 200 hp’lik büyük tekerli Niva March üretildi.

Yarışmalar

Lada Niva, uluslararası yarışmalarda da derece kazanmayı ihmal etmedi. 1980’lerde Fransız Lada-Poch’un hazırladığı, arkaya yerleştirilmiş 6 silindirli Porsche motoru olan Niva Proto Paris-Dakar Rallisi’nde zafere çok yaklaştı. 1981’de Briavoine ve Deliari’den oluşan takım kırılan radyatör yüzünden 3.’lükle yetinmek zorunda kaldı. 1982 ve 1983’te ise 2.’lik kupasını aldılar. Lartigue ve Giroux’dan oluşan takım ise 1986’da 4. oldu. Sonuç olarak yıllar içinde gücünü orijinal Lada motorundan alan özel hazırlanmış birçok Niva başarıya imza attı.
Son yıllarda bir Niva, İtalyan off-road sürat yarışını kazandı. Yarışı kazanan araçta da 300 bg’lik bir V8 Ferrari motoru vardı ve güç aktarımı her tekere özel 4’lü bir zincir aktarma ile sağlanmıştı.
(Vikipedi'den alınmıştır)

Kurtarılan Parçalar-1

Anneannemin veya babaannemin evine gittiğim bazı zamanlar etrafta dolaşıp eskilere ait birşeyler ararım.Bu illaki değerli birşeyler bulmak anlamında değil.Belki bir kenara atılmış eski bir telefon,belki çalışıp çalışmadığı belli olmaya bir radyo ya da eski bir şamdan,küllük vs şeyler olabilir.Açıkçası babaannem evindeki eşyaları torunlarıyla paylaşmayı pek sevmese de anneannem o konuda oldukça çok paylaşımcıdır.Kadın belki de ev temizleniyor diye düşünüyodur:) Ama ben bu şekilde neredeyse çöpe atılacak çok fazla eşya kurtardığımı farkettim.Bunların bazılarını zaten diğer sayfalarda sizlerle paylaştım.Paylaşamadıklarımı da bu yazının içinde sizlere göstermek istiyorum.En sevdiğim şeylerden biri de o eski püskü gözüken objeyi evime getirip bir güzel temizledikten sonra ortaya çıkanı görüp onu sergilemek oluyor.Bunlardan birkaçını şimdi paylaşıcağım.Uzatıp sıkıcı hale getirmemek için geri kalanını birsonraki yayınımda paylaşacağım.O yüzden bu ilk yayını daha çok ahşap ve metal süs eşyalarına ağırlık vererek göstereceğim.

Çok ama çok yaşlı bir antika dikiş takımı kutusu.70 seneden fazla bir yaşı var

Bu saat babamın rahmetli halasından bana kaldı.Nacar firması 1929 yılında kurulmuştur.Yüksek ihtimal bu saat de 1950'lerden kalmadır.Arkasında mekanizması tamamen açık ve çok güzel duruyor.

Çok eski olmasa da bir 20 senesi vardır.Gümüş Küllük takımı



Matruşkalar...

12 Haziran 2015 Cuma

Klasik Arabalar (Fiat 126 Bis)

Sahiplerinin pek gururlandığı bir otomobil değildi aslında Fiat 126(Bis).Minyatür bir arabaydı.Ayrıca ben daha 4-5 yaşlarındayken dayımda kırmızı bir su soğutmalısı vardı.İçi inanılmaz ufaktır.Heleki uzun boylu bir insansanız sığmak zor; aracın içinde 2 kişiyseniz gerçekten çok ama çok zordur.Şimdi yollardan Fiat 500'ler,Hyundai i10'lar Toyota Aygo'lar yokken ozaman alınabilecek en basit ve en ucuz şehir arabalarından biri 126'dı.Çok dayanıklı değillerdi.Genellikle paslanma ve özellikle hava soğutmalı motorlarında hararet sorunları yaşanıyordu.Onun dışında da pek sorun yaratacak donanım yoktu zaten:) Bu kadar ezdiğime bakmayın bu aracı, benim en sevimli bulduğum arabalardan biridir 126.Ayrıca Türkiye pazarında zamanında güzel bir yeri olduğu için ayrıca severim.Şimdi bir de genel bilgiler verelim.Vikipedi'da Fiat 126...

Fiat 126
Fiat 126 (Kısaca Fiat Bis) 1972 ile 1992 yılları arasında üretilen hava ve su soğutmalı olarak 2 motor seçeneği olan küçük bir fiat modelidir.
1972 yılında Bis, ilk defa Torino Motor Show'da otomobil severlere sunuldu. O dönemde gazete yazarlarının büyük ilgisini çekti ve populer olacak araç olarak gösterdiler.
1973 yılında Britanya'da kendini yollarda göstermeye başladı.
1974 yılında yeni değişmelerle beraber bir lüks modeli üretilmeye başlandı. Hacmi 652 cc'ye çıkartılan motor 1 Hp daha güçlüydü. Koltukları diğerine göre daha konforluydu. Standart olarak da Sunroof bulunuyordu. Frenleri 170 mm'den 185 mm çapına çıkarıldı.
1980 yılında İtalya'da üretimi duran Bis, bu zamana kadar 1.352.912 adet üretilmişti.
Bu donemden sonra Üretim Polonya'da sürdü. 1982'le 1992 yılında yine İtalya'dan Avustralya'ya sıçradı ve 897.000 araç ihracat yaptı.
Polonya 1985 yılında bütçeyi elden geçirerek 652 cc'lik daha yüksek sıkıştırma oranıyla 650 E üretimine geçti.
1987 Eylül'de hava soğutmalı Bis'in duyurusu yapıldı. Yine su ile soğutmalı Hachback modeli tanıtıldı.
1992 Yılında Bis üretimi durduruldu. Ve güzel bir çağın sonu oldu. Polonya 2000 yılına kadar 650 E, yani hava soğutmalının üretimine devam etti.

Genel Bakış
ÜreticiFiat
Model126
Üretim1972–2000
Gövde ve Şasi
SınıfCity car
Gövde tipi2-door fastback
DüzenRR layout
BenzerleriFiat 133
SEAT 133
Güç özellikleri
Motor594 cc Straight-2
652 cc Straight-2
704 cc Straight-2
Boyutlar
Dingil mesafesi1.840 mm 
Uzunluk3.054 mm 
Genişlik1.378 mm 
Yükseklik1.302 mm 
Ağırlık580–619 kg 
Kronoloji
SelefiFiat 500
HalefiFiat Cinquecento

11 Haziran 2015 Perşembe

Klasik Arabalar (Renault 12)

       
Ülkemizde bir aralar hemen herkesin altında gördüğümüz otomobillerden birisiydi.Tam bir aile arabasıydı.Hatta benim dedemde de beyaz bir Toros vardı.Daha sonra bu araçlar çok hor kullanıldığı için etrafta paslı çürük artık hurda olmaya yüz tutmuş olanlarını görmeye başladık.Ayrıca bunların Türkiye'deki ilk çıkanlarından birine hala sahipseniz bence bu büyük bir nimet.Sahip değilseniz bile almaktan korkulacak bir araba olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.Orjinal parçalarını hala rahatlıkla bulabilrsiniz.Ayrıca inanılmaz uygun fiyatlara bir Renault 12'yi hayata döndürebilirsiniz.Bence artık klasikleşen ve düzgün olanları çok nadir olan bu araç en azından ülkemiz için sembolik bir klasik araç olmaya çok uygun ve bunu fazlasıyla hakediyor.

Renault 12 (Vikipedi'den alıntıdır)

Renault 12 T Serisi1969 yılında üretilmeye başlanan ve son olarak Renault 12 Toros ismiyle 2000 yılına kadar üretilen Renaultmodelidir. 1968 yılının kasım ayında vizyona çıktığı Paris Otomobil Fuarı’dan bugüne 21 ayrı ülkede üretim lisansı alındı. Fuarın ardından aldığı tepkiler çok etkileyiciydi: Konforlu iç mekân, kendine özgü tasarım, performans ve yakıt ekonimisi. 1965 yılındaRenault 8 ve Renault 16 arasındaki boşluğu dolduracak yeni bir model yaratılması adına ortaya atıldı. Fransız kurmayların mühendislerinden istekleri çok netti: Maliyeti ekonomik, iç mekânı geniş, bagajı bulunan ve küçük motor taşıyan bir otomobil yaratın! Bu otomobilin diğer misyonu da dünya otomobili olası, Fransa dışında da satılmalıydı. Üst modeli olarak Renault 18 ve Renault Toros tasarlandı.
Otomobilin tasarımı konusunda Renault 16'dan fazlasıyla etkilenildi. Buna rağmen teknolojileri arasında ciddi farklılıklar vardı. Boylamasına yerleştirilmiş motoru, hemen arkasına yerleştirilmiş kompakt boyutlardaki aktarma organları ve önden çekişli yapısıyla farkını ortaya koymaya başladı.
EuroNCAP testleri ilk Renault 12'de uygulanmıştır.
İç mekân yapısı da oldukça basitti. Vites kolu kokpitin hiçbir bölgesiyle temas etmiyordu. El freni yine çıplak yapısıyla dikkat çekiyordu. Rijit arka aks ve dört tekerlekteki bağımsız süspansiyon sistemiyle yol tutuş kabiliyeti de etkileyiciydi. Aracın öncelikle L ve TL olarak tanımlanan donanım versiyonları satışa sunuldu. Her iki modelde de 1289 cm³ hacmindeki 54 BG’ndeki motor bulunuyordu. 1970 yılında seriye station wagon model katıldı.Aynı yıl tamamı alüminyumdan üretilen 120 BG'nde ve 1565 cm³ hacmindeki benzinli motor tanıtıldı.Bu motoru serinin performans modeli olarak tanımlanan   Gordini taşıyacaktı. Gordini, güçlendirilmiş krank mili, çift karbüratör ağzına, beş ileri vitese, hava kanallı ön disk frenlere ve arka disk frenlere sahipti. 185 km/h gibi o zaman için yüksek sayılabilecek hızlara tırmanabiliyordu. Sadece mavi renkte ve gövdesi üzerinde çift beyaz şeritle satıldı.

1972 yılında TS, 1973'te TR gibi donanım versiyonları satışa sunuldu. Bunun yanı sıra TR versiyonun da direksiyon üzerinden otomatik şanzıman standart olarak bulunuyordu. Renault 12 1975 yılında ciddi bir makyaj geçirdi. Yeni ızgara, farlar, stop grubu ve kokpit günün ihtiyaçları doğrultusunda otomobile monte edildi.

Üretimi

ABD

12, 12L, ve 12TL modelleriyle $ 3448 gibi ucuz fiyatla satılmaya başlanmıştır. Burada 1600cc lik modelleri 1980'e kadar satışa sunulmuştur.

Arjantin

1971 - 1994 yılları arasında üretimi yapılmıştır.

Avustralya

1975'den 1980'e kadar üretilmiştir. Wheels Magazine 1970 yılının otomobili ödülünü almıştır.

Brezilya

Ford Corcel ismiyle Ford tarafından üretilmiştir.

Kolombiya

Renault SOFASA tarafından 1973 - 1981 yılları arasında üretilmiştir.

Romanya

Dacia ismiyle Renault 12 lisansi ile 2004 yılına kadar birçok değişik modeller üretilmiştir. Pick-up, 4×4 Pick-up ve Coupe versiyonları da bulunmaktadır. En son üretimde sedan ve station modellerde 1.3, 1.4 karbüratörlü, 1.4, 1.6 tek nokta enjeksiyonlu motorlar kullanılmış, pick-up modelindeyse en son Renault modellerinde kullanılan 1,9 l hacminde dizel F8Q motoru kullanılmıştır.

Türkiye

Türkiye'ye Oyak işbirliğiyle 1971 yılında geldi ve Bursa tesislerinde üretilmeye başlandı. 1980'de Fransa'da üretimi durdurulan Renault 12 'nin Türkiye`de 1983 yılında GTSmodeli çıktı. Bu model Ortadoğu ülkelerine de ihraç edildi. Bu modelin en büyük özelliği klima ve elektrikli ön camlarının olmasıydı ve ön göğüslüğün açık renkli olmasıdır. 1983'den itibaren ise Renault 12 1400 cm³ motoruyla üretilmeye başlandı. Aynı yıl Renault 12, üç ayrı tipte sunuldu; GTS-TS ve station wagon modeli TSW. Ancak 1984 yılında GTS üretimine son vermiştir. 1989 yılında Renault 12 TS, TX, TSW modellemesinin sona ermesiyle son olarak yine Fransa tasarımı Renault Toros serisi piyasaya çıkarıldı. İlk olarak Toros dört vites, Toros SW dört vites ve Toros beş vites, Toros SW beş vites olmak üzere ikişer sürümlü olarak üretildi. 1989 yılından bu yana ufak tefek aksesuar değişimi dışında sadece 1999-2000 yılları renkli cam konmuş oldu. Onun dışında gözle görülebilen herhangi bir değişimi söz konusu değildi. Avrupa Birliği'nin emisyon normlarınauymadığı için yapımı durduruldu. En uzun Türkiye üretim bandında kalan arabadır.2000 yılına kadar üretilmiştir. Ama model değişikliği çok fazla olmamıştır.

9 Haziran 2015 Salı

Klasik Arabalar (VW Golf Mk1-Mk2)

     
     Golf Mk2 hakkında söyliyebileceğim pek bir şey yok ama Golf Mk1 Cabriolette direksiyonuna oturmuş birisi olarak şunu söyleyebilirimki bu klasmanda sürdüğüm en keyifli ve seri araçlardan biridir kendisi.Türkiye'de düzgün ve orjinal birtane bulmak imkansıza eşdeğer ancak benim kullandığım bir arkadaşıma aitti.Yurttışından getirip burada restore ettirmişlerdi aracı.Mükemmel olmasa da oldukça iyi durumdaydı.


Golf I (1974-1983)

Volkswagen Golf'ün ilk nesli olan Golf I 1974 yılında üretilmeye başlandı. ABD ve Kanada'da 1975'ten 1984 yılına kadar Volkswagen Rabbit ve Latin Amerika'da Volkswagen Caribe isimleriyle pazara sunuldu.

Volkswagen Golf Mk1

Mayıs 1974’te Volkswagen, modern önden çekiş sürüşü sunan birinci nesil Golf’ü kaplumbağa modelinin halefi olarak tanıttı.
Selefi ve atası kaplumağa gibi, Golf Mk1 kalıcı ve nüfuslu olacağını kanıtladı. 1974’ten beri gerçekleştirilen kesintisiz üretimiyle, Golf geniş çapta başarı yakalayan, önden çekişli kompakt (hatchback) modellerinden ilki olmayı başardı. ABD’de, Morris Mini, Honda N360 ve Fiat 128 sınırlı bir başarı elde ederken, Rabbit adıyla anılan Golf, Honda Civic ile birlikte, tıpkı kaplumbağanın 1960’larda Falcon ve Corvair, 1970’lerde yarı kompakt Vega ve Pinto’ya ilham kaynağı olduğu gibi, 1980’ler boyunca, Avrupa’da türemiş olan önden çekiş sürüşü sunan, Dodge Omni, Plymouth Horizon, Ford Escort ve Chevrolet Cavalier gibi Amerikan kompakt araçlarının üretilmesinin ateşleyicisi olmuştur.
Kaplumbağa’nın tacını Golf’e devretmek Volkswagen’in varlığını devam ettirebilmek için hayati bir hedefti. 1970’lerin başlarında, şirket ciddi finansal krize girdi ve kaplumbağa satışları keskin bir düşüşe geçti. Su soğutmalı, önden motorlu ve arkadan itişli küçük otomobiller, kullanıcıları için fazlasıyla cazip hale gelmeye başlamıştı.
Çözüm, dört alman otomobil üreticisinin (AudiDKW, Horch ve Wanderer) birleşerek kurduğu Auto Union şirketinden geldi. Ürettikleri, gelişmiş teknoloji kullanılan, önden çekişli orta sınıf Audi sedan ile az sayıda kullanıcının ilgisini çekmişlerdi. Volkswagen 1964’te Ingolstadt’ta bulunan şirketi Daimler-Benz’den satın aldı. Audi’nin su soğutmalı motor ve önden çekişli sürüş uzmanları Volkswagen’in yeni nesli için vazgeçilmez olacaklardı.
Önden çekiş sistemi, düşük ağırlıklı küçük araçlarda, daha yüksek performans ve daha geniş iç mekân imkânı sağlıyordu. Golf’te kullanılan Audi teknolojisi, Ferdinand Porsche’nin kaplumbağa modelinin üzerine inşa ettiği arkadan itişli otomobillere karşı, mühendislik konusunda avantajı tekrar Volkswagen’e kazandıracaktı. Golf normal bir bagaj yerine dik olarak sonlanan bir arka bölüm ve hem motoru hem de çekişi önde olan etkili bir plana sahip olacaktı ve su soğutmalı motor önde enlemesine yerleştirilecekti. Golf üzerindeki çalışmalar, Aralık 1968’de Kurt Lotz’un Volkswagen’in başına geçmesinden kısa bir süre sonra, 1969’da başlamıştır.

Modelin tarihçesi

İlk Golf (VW Typ 17) 1974’te üretilmeye başlandı. Bununla beraber, ABD ve Kanada’da 1975’ten 1984’e kadar Volkswagen Rabbit ve Meksika’da Volkswagen Caribe isimleriyle satışa sunuldu. Golf, konfordan çok da ödün vermeden canlı bir sürüş ve iyi bir yol tutuş sağlayan, önde kısaltılmış ve esnek, bağımsız Macpherson Strut, arkada ise H şeklinde yarı bağımsız süspansiyonlarıyla öne çıkıyordu. Golf, 1975’te Australian Wheels dergisinin yılın otomobili, 1978’de İrlanda’da yılın otomobili ve 1981’de İngiliz What Car?dergisinin yılın otomobili ödüllerini aldı.
Golf ismi Almanca Golfstrom olarak adlandırılan Kuzey Atlantik’in sıcak su akıntısından türetilmiştir. Sonraki tarihlerde VW araçlarına rüzgar isimleri vermeyi tercih etmiştir. Almanca Passat, rüzgar sistemi ya da alize rüzgarı (İng. Trade wind) anlamında kullanılır. Yine Jetta, Jetsream kelimesinden, Scirocco, Akdeniz rüzgarı anlamındaki, Almancascirocco ya da scirokko kelimesinden( İng. Sirocco) ve Bora da Türkçesi de Bora olan bir rüzgar çeşidinin adından türetilmiştir. Golf aynı zamanda bir spor dalıdır ki Golf, küçük kardeşi Polo ile aynı temayı paylaşmaktadır.
Golf, ItalDesign stüdyosundan, İtalyan otomobil tasarımcısı Giorgetto Giugiaro tarafından tasarlanmıştır. Giugiaro ayrıca Alfa Romeo Alfasud ve Lotus Esprit Mk1’in de tasarımcısıdır.
Golf Mk1, 1984’te yerini Mk2 sürümüne bırakana kadar (sadece Avrupa’da) çok az değişikliğe uğramıştır. 1975 Ağustosunda klima sadece yerel pazarda seçenek olarak sunulmuştur. Daha önce Golf almış olan tüketicilere de tadilat olarak klima taktırma imkânı tanınmıştır.

Volkswagen Golf GTI

1975’te Volkswagen Golf’ün Golf GTI adı verilen spor modeli Mart ayında Frankfurt Motor Show’da tanıtıldı.
Bunun arkasındaki fikir, temel özellikleri olan ekonomi sınıfı bir otomobili, ona yüksek performans paketi ekleyerek, spor ve pratik bir araç ortaya çıkarmaktı. GTI mekanik yakıt akıtma (enjeksiyon) sistemine sahip ilk küçük araçlardan biri olmuştur. Golf Mk1 GTI, 2004 yılında Sports Car International dergisi tarafından 1980’lerin en iyi 3. otomobili seçilmiştir.
Bu özel model, Bosch K-Jetronic yakıt enjeksiyonuyla beslenen 1588CC’lik 4 silindirli motoruyla, 6100 devirde 110HP (80 kW) ve 5000 devirde 140Nm tork üretebiliyordu. GTI 810 kg olan yüksüz ağırlığının da yardımıyla 0–100 km.’ye 9 saniyede ulaşabiliyordu. Maksimum hızı ise saatte 180 km idi.

Model özellikleri

1980 yılında küçük bir makyaj yapılan Golf Mk1, daha büyük arka stop lambalarına, dökme siyah plastik tamponlara, daha modern görünüşlü LED ışıkları olan bir gösterge tablosuna ve Amerika sürümünde dikdörtgen farlara sahip oldu.
VW Golf 1974-1984 yılları arasında Avrupa ve Kuzey Amerika’da, 1974-2009 yılları arasında Güney Afrika’da, 1977-1987 arasında Meksika’da olmak üzere toplam 6,8 milyon adet üretildi. Bu rakama 1980-1993 arasında üretilen üstü açık model de dahildir. Almanya’da WolfsburgAvustralya’da MelbourneABD’de Pennsylvania, New Stanton, Güney Afrika’da Uitenhage, Meksika’da Puebla ve Bosna’da Vogošća’da, 2 kapılı cabriolet(üstü açık), 3 kapılı HB(hatchback), 5 kapılı HB ve 2 kapılı pick-up modelleriyle üretilmiş olan Golf Mk1, bu kadar uzun süre üretilen nadir modellerden biri olmuştur.
4-5 ileri düz vites, 3 ileri otomatik vites seçenekleriyle üretilen Golf Mk1, AmerikaKanada ve Japonya dışında, 1,1lt 50HP, 1,3lt 60HP, 1,5lt 70HP, 1,6lt 75HP ve GTI için 1,6lt 110HP ve 1,8lt 112HP (GTI-GLI) gibi benzinli motor seçenekleri ile üretildi. Dizel motor seçeneklerinde ise, 1,5lt 50HP, 1,6lt 54HP ve 1,6lt 70HP (TD) motorlar kullanıldı. ABD, Kanada ve Japonya için ise 1975-1984 arasında 1,5 litreden 1,8 litreye kadar, 60-90HP lik benzinli motorlar kullanılırken, dizel olarak da, 1,5 ve 1,6 litrelik ve 48-68HP arası motorlar kullanılmıştır.
Tekerlek mesafesi 2,400mm, uzunluğu 3,705mm (sonradan 3,815mm), genişliği 1,610mm (sonradan 1,630mm), yüksekliği ise 1,395mm. (cabrio model 1,412mm.) olarak üretilen Golf Mk1, başlangıçta 790 kg iken sonraları 970 kg ağırlığa kadar yükselmiştir.


Golf II (1983-1991)

Ana madde: Volkswagen Golf II
Volkswagen Golf'ün ikinci nesli olan Golf IIAvrupa'da ilk kez Frankfurt Motor Show'da Eylül 1983 tarihinde tanıtıldı. Birleşik Krallık'ta 1984 yılında tanıtılan Golf II, 1985 model olarak pazara sunuldu. Golf II daha geniş bir gövde ve daha geniş motor özellikleriyle satılmaya başlandı. Örneğin, GTD (Avrupa pazarında, 1.6 "umwelt" dizel motor kullanıyordu).

Volkswagen Golf Mk2

Volkswagen Golf Mk2 1983 yılında başlayıp 1992 yılına kadar (Almanya’da) devam eden üretimiyle Volkswagen için Mk1’in yerini alan lider model olmuştur. Mk1 modeline oranla az da olsa büyüyen Mk2’nin, tekerlek mesafesi 75 mm, uzunluğu 180 mm, genişliği 55 mm ve yüksekliği 5 mm artarken, ağırlığı ise 120 kg kadar daha fazlalaştı. Önceki tasarım, VW tasarım direktörü Schafer tarafından geliştirilmiş olsa da, Giugiaro’nun tasarladığı Mk1’in genel hatları korunmuş ancak Mk2 kesinlikle daha yuvarlak hatlara sahip olmuştur. İkinci nesil Golf yaklaşık 6,3 milyon adet üretilmiştir.

Modelin tarihçesi

İkinci nesil Volkswagen Golf Eylül 1983’te Frankfurt Motor Show’da Avrupa’ya tanıtıldı. İngiltere’de 1984, ABD’de ise 1985 model olarak lanse edildi. Amerika sürümü Golf Mk1 gibi, Avrupa sürümünden daha büyük bir kasaya sahipti. Mk2, Mk1’den daha büyük bir kaporta ve daha geniş motor seçenekleri ile piyasaya çıkarıldı. Avrupa için GTD turbo dizel motor seçeneği ve 1,8 lt DOHC 16 valf GTI olarak da üretilen Golf Mk2’nin, Rallye Golf olarak adlandırılan, 2 ya da 4 tekerlek çekişli, 1,8 lt 8 valfli supercharger “G60” motorlu yarış modeli de üretilmiştir.
1985’te İngiliz “What Car?” dergisi Golf Mk2’yi yılın otomobili seçmiştir. Bununla beraber, Golf 1984 yılında “Avrupa’da Yılın Otomobili” yarışmasında üçüncü olurken, birinci seçilen Fiat Uno ve ikinci olan Peugeot 205’in gölgesinde kalmıştır.
Golf 2 yaşantısı boyunca pek çok kez dış görünüş değişikliğine uğramıştır. En dikkate değer değişiklikler arasında, ön kapılardaki kelebek camlarının iptal edilmesi ve 1987 Ağustos’unda daha geniş aralıklı ön ızgara sayılabilir. Ama en önemli değişiklik ise 1989 yılında tanıtılan “Big Bumpers” büyük tamponlar olmuştur. Wolfsburg Edition paketiyle alınabilen büyük tamponlu Golf, ancak 1990 Ocak ayından itibaren standart pakette büyük tamponlu olarak üretilmeye başlandı.
Volkswagen ayrıca Yugoslavya’daki Saraybosna yakınlarında bulunan Vogošća fabrikasında da araç üretmekteydi. Tvornica Automobila Sarajevo adındaki fabrikada 1985 yılından savaşın başladığı 1990’a kadar yıllık 25,000 adet Mk2 üretildi. Bu model sadece 6 Yugoslav cumhuriyeti için Golf Jx, Golf C ve Golf CL modelleri olarak üretilmekteydi ve ön ızgarasında üretildiği fabrikanın kısa adı olan TAS amblemi bulunuyordu. Motor seçenekleri ise 1,3 lt karbüratörlü, 1,6 lt benzinli ve yine 1,6 lt dizel olarak belirlenmişti.

Modeller

Golf Mk2, 3 ve 5 kapılı hatchback seçenekleriyle üretildi. Kız kardeşi Jetta ise 2 ve 4 kapılı modelleriyle sedan olarak piyasaya çıkarılmıştı. Golf Mk2’nin üstü açık modeli hiç üretilmedi. Onun yerine, küçük değişikliklerle Mk1 cabrio üretilmeye devam etti.
Trim (süsleme) seçenekleri ise, taban (baz) model, C, CL ve GL ile 1986’ya kadar en dolu model olan Carat şeklinde belirlenmişti. Sonraları (1987’de) GT sürümü seçeneklere eklendi. Yeni taban (baz) motor 1,05 litre iken, ayrıca 1,3 lt, 1,6 lt ve 1,8 lt benzinli ve 1,6 lt dizel ya da turbo dizel motorlar da seçenekler arasındaydı.

Golf GTI & GTI 16v

Başarılı olan Golf GTI modeli Mk2 ile 3 ya da 5 kapılı spor hatchback olarak devam etti. Son dönemde üretilen Mk1 GTI gibi, 110HP güç üretebilen, 1,8 lt enjeksiyonlu (akıtmalı) motor kullanılıyordu. 1986 yılında (ABD’de 1987) Golf GTI 16v tanıtıldı. Yine 1,8 litrelik motoruyla, bu kez 137HP olarak (katalizörlü modelde 127HP) ön ve arkasında 16v işaretleriyle üretildi. Daha sonraları Amerikalı ve Kanadalı GTI, 2,0 lt 16v motor seçeneğiyle de satıldı. 1990 yılında, Golf Mk2 için uygulanan “Büyük Tampon Paketi”, GTI modelinde de standart olarak kullanılmaya başlandı.

Golf Syncro 

Şubat 1986’da Volkswagen ilk 4 tekerlekten çekişli (4WD)aracı olan Golf Syncro modelini tanıttı. Sadece 1,8 litre ve 89HP (daha sonra 97HP) motoru olan Syncro, Avusturyalı Steyr-Daimler-Puch firmasının geliştirmiş olduğu 4WD sistemini kullanıyordu. Yüksek fiyatı sebebiyle (normal önden çekişli modelden %30 daha pahalıydı) Syncro, 1986-1989 yılları arasında sadece 26.000 adet üretildi.

Rallye Golf

1989 yılında özel bir model olarak ortaya çıkan Rally Golf, Audi quattro, BMW E30 M3 ve Lancia Delta İntegrale modellerindeki gibi genişletilmiş çamurluklarıyla ve dikdörtgen şeklindeki far yapısıyla hemen fark ediliyordu. Bu modelde Syncro 4 teker çekişli sistem, kablo kontrollü vites kutusu ve 1763cc lik G-supercharger 8v enjeksiyonlu motor kullanıldı. BrükselBelçika’da sadece 5.000 adet üretilen Rallye Golf yaklaşık 50,000 DM (Mark) fiyatıyla, standart GTI modelinden iki kat daha pahalıydı. Rallye Golf 161HP güç üretebiliyordu.

Golf Limited

Rally Golf modeli baz alınarak çok az sayıda üretilen Golf Mk2 modelidir. O tarihte mümkün olan en üst seçenekleri barındıran ve VW Motorsports bölümü tarafından tamamen el yapımı olarak üretilen 71 adet Golf Limited, 16v GTI motorunun G60 supercharger sürümü, spor şanzıman, 4 teker çekiş gibi özellikleri taşıyordu. Tümü metal grisi renginde olan bu 71 otomobilin 2 tanesi hariç tamamı 5 kapılıydı. 6,5Jx15 inch BBS jant, amerikan tampon, mavi çerçeveli tek farlı ve siyah VW logosu olan ön panjur, koyu renkli Hella arka stoplar, motorsport amblemi gibi görsel öğeleriyle özel bir üretim olduğu hemen anlaşılıyordu. 1989 yılında yaklaşık 68,500 DM fiyatla satılan bu model 207HP güç, 252Nm tork ve 7,2 saniyelik 0–100 km hızlanmasıyla, 2003 yılında üretilen 238HP’lik Golf Mk4 R32 modeline kadar VW Golf'lerin en güçlüsü oldu.

Golf Country

3000 adet üretilen ve hafif off-road sınıfında olan Golf Country, 4 tekerlekten çekişli, 114HP, 1,8lt 8v benzinli motoruyla ve ön panjurundaki koruma demiri, arka kaputa asılı yedek lastiğiyle, bej rengi deri döşemeleriyle özellikle Alpler bölgesinde popüler bir model olmayı başarmıştır.

Golf citySTROMer

1984 yılında VW, RWE firmasıyla birlikte, ikinci nesil Golf citySTROMer modeli olan elektrikli Golf Mk2’yi üretti. Bu seri üretimi yapılan ilk VW modeliydi. Elektrikli Golf Mk1 de üretilmiş ancak sadece prototip olarak kalmıştı. Arka koltukların altına yerleştirilen 16 adet jel-elektrolid batarya kullanan elektrikli motorun menzili yaklaşık 50 km. idi. 1985’te üretimi durdurulana kadar sadece 100 adet Mk2 citySTROMer üretildi ve 45,000 DM fiyatla satıldı.

Model özellikleri

1983-1992 yılları arasında, yaklaşık 6,3 milyon adet üretilen Golf Mk2, Wolfsburg Almanya, Brüksel Belçika, TAS Sarajevo Bosna-Hersek, New Stanton Pennsylvania ABD, Puebla Meksika ve Uitenhage Güney Afrika’da yer alan altı fabrikada imal edilmiştir. Volkswagen Grup A2 platformunda üretilen Golf Mk2’nin tekerlek açıklığı 2470 mm, uzunluğu 3985 mm, genişliği 1665mm ve yüksekliği 1415mm idi. Ağırlığı ise 910 kg ile 1245 kg arasında değişkenlik göstermiştir. Golf Mk2, aynı platformda üretilen VW Jetta, VW Corrado ve Seat Toledo Mk1 ile akrabadır.
4 ya da 5 düz vites ve 3 ileri otomatik vites seçenekleri olan Mk2, üretildiği yıllar boyunca oldukça geniş bir motor yelpazesine sahip olmuştur. Avrupa sürümlerinde 9 adet, 1,3lt - 1,8lt arası benzinli motor (54HP’den 210HP’ye kadar) ve 4 adet; dizel, eko dizel, turbo dizel ve turbo intercooler dizel olmak üzere 53HP-79HP arası dizel motor kullanılmıştır.